RUHUN ÇIPLAK KALBİN SESSİZ BEYNİN İSYANDA YAPMA
bir şeylerin ruhunu kapatmasına izin verdin hep oysa hiç göründüğü gibi sert değildi duvarlar içinden geçebiliyordun... oysa hiç mükemmel değildi insanların döndürüp durduğu şu dolaplar sen hep çizginin dışına taşmazsan üstüne gelmeyeceklerini düşündün..sanki ardındaki binlerce cinayeti başkalarından gizliyor gibiydin... ruhunun içini bir görseler her şey sona erecekti.
ama sen göstermek yerine hep gizledin hep bir olumsuzluğun içine gizledin...
O durmaksızın yükselttiğin duvarların seni hep koruduğuna inandın ama şimdi hepsi gözünün önünde tek tek yıkılıyor... çırılçıplak kaldığını hissediyorsun..
evet yüklerini at soyun çırılçıplak kal ama bana kal bize kal ..
Bazen daha güzel geliyor değil mi insana… yüklerinden kurtulan bir sandal gibi daha hızlı ama daha nazlı dalgaları eteklerinde hissederek yürüyorsun...
kırılan kalbini seviyorsun değil mi....çünkü sen onu tek başına ağladığın gecelerin şahidi kıldın.... kendi ellerinle parçaladın onu. kaybetmekten yorulmuşş kazanmayı adet edinmişcesine ... ilk darbeyi nasıl ellerinle vurduysan son darbe de senden gelsin istiyorsun artık bir başkasından değil...
bu kendi kendine konuşmaların sebebi bu değil mi?
Bir de şu bitmek bilmeyen sensiz geceler.... bir de gelecek güzün eskisi gibi kalbini okşamayacağı korkusu..... hepsi üst üste geliyor..... insanların yaralı gülüşleri seninkine karışıyor..... bir adam görüyorsun... gülüşü yüzünü yırtar gibi bakıyor sana.... Onun yüzünü yırtan gülüş....seninkini bıçaklıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder